20 Ağustos 2023 Pazar

Yakın tarihli hedefler ve Hayallerin çeşitli dallanmaları

 Aslında bunu direkt madde madde yazabilirim.

Üniversite tercihleri açıklandı:
-Üniversiteye kayıt olunacak.
-Yurt başvurusu yapılacak (Özel yurt olacak. Vakıf ve derneklerin canı cehenneme. KYK'da berbat.)

Kalacak yerimiz ve okulumuz belli olduğuna göre ilk derse giriş yapmaya da hazırız. Bana kolay gelsin. Tabi bunlarla bitmiyor. Mesela okul başladıktan sonra öğrenci belgesi alacağım ve babam da bana yeşil pasaport çıkartacak. Bu aslında yapılacaklar arasından en çok önem verdiğim şey. En çok önem verdiğim kesinlikle bu. 

İkinci olarak da yarım sene oldu sayılır. Nedir bu dediğim. Sürücü kursuna gidip sürücü sınavı ve direksiyon sınavını geçip sertifika almıştım. Ama hala sertifikayı valiliğe götürüp parasını verip ehliyetimi almadım. Ehliyet ve pasaport ikilisini aradan çıkardığım zaman kendimi çok daha iyi hissedeceğim.

Yakın zamanda yapacaklarım bunlar. Bir de hayallerim var. Arkadaşımla birdahaki yaz tatilinde İsviçre'ye gitmek. Aslında orada işler yolunda giderse ve para kazanabilirsem Türkiye'deki okulu falan herşeyi bırakıp gezgin olabilirim direkt. Uzun konu aslında ama ucu çok daha güzel yerlere çıkıyor. O kadar ki hedeflerime beni en hızlı götürecek şey bu yol ama riskleri de fazla. Riskler umrumda değil. Kesinlikle almaktan zerre kadar korkmuyorum. Ama almamayı tercih edeceğim. Çünkü maceranın tadı dostlarla çıkar. Eğer arkadaşım da bu yola hevesli olsaydı eğlenceli olabilirdi ama onun kendi planları var. Yaz bitince Türkiye'ye dönüp Erasmus denemek istiyor. 

Bu yüzden İsviçre olayına amaç değil tatil olarak bakıyorum. Gidip kamp yapmayı planlıyoruz. Biraz da yiyecek yemek ve 3 5 kuruş birikim yapmak için para kazanmak. Eğer işler yolunda giderse bu benim ciddi manada ilk maceram olacak ve çok istekliyim bunun için. Yazın Almanya'ya akrabamın yanına gidip yaz tatilinde dil kursuna gitmek benim için en mantıklı yol olmasına rağmen 20 yaşına kadar hiçbir macera yaşamamamın verdiği sinir ve hüzün beni en mantıklıya değil en belirsiz ve heyecanlı yola itiyor. Yeşil pasaportun önemi şu. Tüm Avrupa ülkeleri neredeyse Türkiyenin tamamında bulunan Bordo pasaporta vize isterken Yeşil pasaporta vize istemiyorlar. Ben 4 yıllık okusaydım kesin yeşil pasaport alabilecektim ama 2 yıllık önlisans öğrencileri alıyorlar mı bilmiyorum. Kısa bir google araması yapınca bir engel görmedim ama alıyorlar diye bir yazı da görmedim. Gördüğüm şey gerekli belgenin öğrenci belgesi oluşuydu. Bu belgeyi de önlisans öğrencileri de alabiliyor diye biliyorum. Görünüşte bir engel yok. 2 ay içinde var mı yok mu öğreneceğiz.

Tabi arkadaşımın kendisi için en iyisini istemesi ona eşlik etmemdeki hevesimi biraz kırdı. İsviçre'de Almancamı yeteri kadar geliştiremiyorsam ya da kazandığım para beni motive etmiyorsa akrabamın Türkiye ziyareti bitip Almanya'ya döndüğünde onun yanına gidip kalan zamanda dil okuluna başvurabilirim. Tabi her türlü 1 ay İsviçrede arkadaşımla macerasına ortak olacağım. Eğer işler gerçekten güzel gidiyorsa macerasına tamamen ortak olacağım ve 3 ay sürecek. Bu arada macerası dediğime bakmayın benim de maceram. Bizim maceramız. Maceramız kötü gidiyorsa ama süreçten çok keyif alıyorsam yine buna değer diyerek 3 ay tamamen duracağım. Eğer macera başlamadan bittiyse ( Ülkeye alınmadıysak, ufak da olsa para kazanacak fırsat bulamadıysak. Bu tarz durumlar çok nadir olacağını düşünüyorum. Gidip denemedim olaylar nasıl işliyor bilmiyorum ama elin afganı dünyanın öbür ucundan tüm dünyaya virüs gibi bulaşabiliyorsa bizimde tatilde kampta yiyecek paramızı çıkarıp biraz para biriktirecek işi bulmamız zor olmasa gerek. Kendinden emin olmak güzel bişi ama yine de buraya bunu yazayım. ) Böyle bir senaryoda da mecbur ülkemize döneceğiz. En azından arkadaşım dönecek çünkü akrabam bana bakar bende işlerinde yardım ederim benim böyle bir imkanım var Almanya'da. Onun yok o yüzden o döner. Bende yaz tatili bitince dönerim okula.


Özetle sikimin keyfi tamamen. Ha macerama ortak olacak olsa ve isviçrede işler çok iyi gitse bir kaç bin euro biriktirebilsek ben okulu bırakıp Rusyaya 3 ay tatile giderdim ordan da kısa bir Avrupa turu yapardım. Bu kadar gezmekten sonra bir çok ülke pasaportuma damga vuracağı için pasaportum güvenli bir gezgin pasaportu olurdu. Bunu neden söyledim. Çünkü ülkemizin durumundan dolayı vize reddi çok çok fazla. Her ne kadar yeşil pasaport avrupa ülkelerine vizesiz gidiyor olsa da Amerika için malesef vize gerekiyor. Ülkemizin bu durumundan dolayı vatandaşlarımız çok fazla vize reddi yiyor. Ama benim pasaportum güvenli pasaport olacağı için çok yüksek ihtimalle kabul alacaktı ve turist vizesi alacaktım. Ordan da Amerika'da yine bir kaç ay kaçak çalışıp dil kursuna yetecek parayı biriktirdikten sonra dil okuluna kaydolur turist vizemi öğrenci vizesine çevirirdim ve Amerika'da yıllarca resmi şekilde kalacak vizem olurdu. Kalanı bana kalmış artık. Ana dilim seviyesinde ilgilizce öğrenebilirim. Comminity Collage'lerde üniversite eğitimi alabilirim. İş kurabilirim. Para biriktirip en son Japonya'ya yani asıl hedefime yelken açarım. Kalıcı ve resmi olarak. Bunlara imkansız gözüyle bakmanız normal. Eğer bakıyorsanız bu lafım size tabi. Çünkü matrixin bir kölesisiniz. Bende öyleyim. Ama ben işlerin nasıl işlediğini anladım. Bu dünyada korkaklar bir şey elde edemez. Her bilgi googleda da yazmaz. Bunu size hayata atılarak kanıtlayacağım vakti gelince. Bu da başka bir videonun konusu tabi. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder