
Merhaba arkadaşlar. Nasılsınız? Yine belli bir vakit geçti yine ömrümden ölen günlerin ardından bakıp ahlayıp vahlayıp yazayım dedim. Minik gelişmeler oluyor. Amacım ilerde başarıya ullaşırsam bu minik adımların beni nereye nasıl getirdiğini gösteren bir günlük incelemek.
İki fotoğraf ekledim metine. Biri yks sonucum biri yksde yerleştirildiğim üniversite. "Yapmamayı tercih ettim" adlı yazımda sanırsam neden çalışmadığımı yazmıştım. Eğer yazmadıysam başka bir yazıda yazarım. Evet arkadaşlar 2 yıl mezuna kalmama rağmen çalışmadım ve muhtemelen bölüm birincisi olarak 2 yıllık Kayseri Üniversitesi bilgisayar programcılığına kaydoldum. Bu hayatımda belirli değişikliklere sebep olacak elbette ve bende size bunlardan ufak bahsetmek istiyorum.
ÖNCELİKLE tabiki önceliklerim ve gelecek planlarımda bir takım değişiklikler oldu. Vaktinde çalışmak yerine bu ülkeden nasıl taşınabilirim bunu düşündüğüm için googlelamama gerek kalmadan beynimdeki bilgilerle neler yapacağımı planladım. Daha doğrusu A'dan Z'ye her türlü senaryo kafamda var.
4 yıllık kazanabildim hemde bir sürü. Sadece mühendislik kazanamadım çünkü mühendislik baraj sıralaması ilk 300.000 kişi. Ben de bu sınavda 342.000 kişi oldum yani barajın altında kaldım. Barajın altında kaldığım için diğer bölümlere yönelebilirdim. Çünkü Almanya'da üniversite okumak için Türkiye'de 4 yıllık ve Almanya'da varolan bir bölüm tercih etmeliyim. Almanya'ya nasıl gideceğim yazımda anlatmıştım kaydırıp okuyabilirsiniz.
Tabi ben çocukluğumdan kalma isteğimi gerçekleştirmek istediğim için Bilgisayar Programcılığı bölümünü tercih ettim. Bilgisayar Mühendisliği ya da Yazılım Mühendisliğini malesef kazanamadım. Mühendislik hariç tonla bölüm olmasına rağmen ben çocukluktan kalan hevesimi çocukluğuma borç bildim ve 2 yıllık yazmaya karar verdim.
Türkiye Senaryosu: Eğer Türkiye'de okuyacağımı varsayarsak 2023 yılı için geçerli olan bir sistemden bahsedeceğim. Önlisans mezunları (2 yıllık üniversiteye gidenler) mezun olduktan sonra DGS ( Dikey Geçiş Sınavı) adlı sınava girerler ve bu sınavda yaptığı başarıya göre 3 ve 4. yıllarını ( kendim için konuşuyorum çünkü bilgisayar programcılığı okuyacağım ) mühendislik fakültesinde tamamlarlar. Yani bilgisayar programcılığı önlisansından mezun olup dikey geçiş yapan bir öğrenci bilgisayar ve yazılım mühendisliği başta olmak üzere bir çok bölüme geçiş yaparak 4 yıllığa tamamlayabilir. (Bölüm ingilizceyse hazırlık okuyup 1. sınıftan başlama durumları olabiliyor diye biliyorum tam emin değilim ama zaten bu durumu yaşamamak için türkçe bölüm tercih etmeyi düşünüyorum böyle bir senaryo ile karşılaşırsam.) Yani DGS sınavına girip 4 yıllığa tamamlayıp mühendis lisans diplomasıyla kariyerime başlayabilirim. O yüzden hiçbir endişem yok.
DGS sınavı: YKS'den daha kolay bir sınavdır. Çok daha az kişi girer ve kontenjanı da azdır. Özellikle bu sene DGS kontenjanları yanlış bilmiyorsam yarı yarıya azaldı. Yani X üniversitesi bilgisayar mühendisliği için 8 kontenjan açarken bu sene 4 kontenjan açmış. Türkiye'de öğrencilerin her sene çıtayı geçim kaygısı ve bir çok sebepten arttırdığını varsayarsak düşen kontenjan ve artan rekabet DGS sınavından çok daha kolay olsa da aynı zamanda çok da farkı olmadığını gösteren bir durumdur.
Kolaylığı sadece Matematik ve Türkçe ( Sözel mantık soruları da bu bölümdedir. ) olmak üzere iki dersten oluşmasıdır. Matematik ise sadece lise 9 ve 10. sınıf konularından ( TYT ile aynı konular ) oluşmasıdır. 11 ve 12. sınıf konuları yoktur. Bu DGS'yi çalışması daha kolay bir sınav yapar çünkü çalışırken dikkatini dağıtıp planlamanı zorlaştıracak kadar çok ders ya da konu yoktur. YKS biliyorsunuz böyle değil. Ama YKS sınavında 300.000 sıralama yaparken bile mühendislik kazanabilirken DGS'de ilk bir kaç bine girmeniz gerekmektedir. Bu etkenler iki sınav arasındaki zorluk ve kolaylıkların ne olduğunu gösteriyor.
Almanya Senaryosu: Türkiye'de önlisans bölümünden mezun olmuş bir öğrenciyseniz Almanya'da okuyabilirsiniz. Önlisans diploma mezuniyet notunuz ve Almanca dil sertifika seviyeniz önemlidir. Tekrar YKS sıralaması elde etmeye ya da DGS sınavına girmeye gerek yoktur. Türkiye'de üniversitede 1 en kötü 4 en iyi nottur. Önlisanstan mezun olduktan sonra mutlaka Almanya'da herhangi bir üniversiteden kabul alırsınız. Hiçbir sıkıntı yok. Ama yurt dışı muhabbetlerini biraz araştıran bilir ki özellikle Türkiye'nin şuanki berbat durumununda bir sebebi olan vize memurlarını ülkelerine okumak için gittiğinizi ikna etme durumudur. Kanun olarak böyle bir hakları olmamasına rağmen Türkiye'nin aşırı berbat durumu yüzünden yurt dışına artan aşırı göç ve iltica sebebinden dolayı bu davranışlarını filtre olarak geliştirmişlerdir.
Alman Konsoloslukları için önlisans diploma notunun 3.0 ve üstü yani 3-4 arası olan öğrencilerin başarılı gördüklerine dair bir kanı vardır. Benim hedefim önlisansta tüm derslerime ve sınavlarıma önem verip ortalamamı 3.5 civarı korumak. Açıkcası akademik birikimim önlisans bölümleri için fazla olduğunu düşünüyorum. Düşünmüyorum çünkü öyle. Bölüm birincisi olacağıma da emin gibiyim olursam söylerim zaten kendimi kanıtlamış olurum. Herneyse konumuza dönelim. Ortalamamı 2 yıl sonra önlisanstan mezun olduğumda ve Almanya yolunu tekrar denediğimde sorun yaşamamak için yüksek tutmaya çalışacağım.
Diğer etken de dil belgesi. Bu bir şart değil ama bu da yine vize memurlarının kendi geliştirdikleri bir filtresi. Kanunen böyle bir hakları yok aslında. Minimum A2 ama benim hedefim 2 yıl içinde B1 yapmak. Eğer ortalamam 3.5 olur ve dil seviyem B1 olursa kesinlikle gideceğimi düşünüyorum. Nedenini anlattım zaten anlamışsınızdır.
Tabi Almanya önlisans mezunu Türklere genel görüş Teknik Üniversiteler yönünde oluyor. Normal üniversiteler teorik ağırlıklı eğitim alırken teknik üniversiteler pratik ve ödev ağırlıklı üniversiteler oluyor. İkisi de tamamen denk ve birbirine diploma üzerinde hiçbir üstünlükleri yok ama kendi içlerinde birbirlerine karşı avantajları ve dezavantajları var. Akademik kariyer planlıyorsanız mesela normal üniversiteler daha uygun diye biliyorum ama özel sektöre yani çalışma hayatına adaptasyon konusunda en hızlı kitle teknik üniversite mezunu kitlesi.
Evet. Uzun bir yazı oldu. Hepsi aklımdaki bilgilerden ellerime dökülerek yazıldı. Hiçbir kopyala yapıştır yok. Google gibi adamım bu konularda :) Bu yazı güzel oldu bir kaç bahsetmek istediğim şey daha var ama gerçekten çok güzel bir bilgi yazısı olduğu için bu konuları bir dahaki yazıda belirtmek isterim.